5 Haziran 2012 Salı

Gökten Düşen Elmalar

Çok uzun bir ara vermişim.Bugün de sevdiklerimden paylaşacağım.Çünkü biliyorum ki sevdiklerinden paylaşınca insan gökten üç elma düşüyor;biri okuyana, biri yazana, biri ise okuyan veya yazanla yaşayıp karşılığını sevgiyle alan herkese...



Kendini fazla zorlama, En güzel şeyler onları en az beklediğinde olur.
Gabriel Garcia Marquez
***************
İnsanları yalan söylediklerinde dinlemeyi severim. Çünkü; "Olmak istedikleri, ama olamadıkları" insanları anlatırlar!..
Tolstoy
**************
Kimse sana özgürlük veremez. Kimse sana eşitlik veya adalet veya başka bir  şey veremez. Eğer adamsan,sen kendin gidip onu alırsın
 malcom x
**************
Tanrı bize iki yuvarlak organ verdi. Birisi düşünmek, diğeri üzerinde oturmak için. Başarı hangisini kullandığınıza bağlı.
Ann Landers
****************
Sen içine neşe katmadıkça, sana neşe verebilecek hiç bir iş yoktur.
Osho
**************
Ne kazandığın başarılarda takılı kal ne de hatalarında ısrar et. Bunların yerine yeniden başla; şimdinin her değerli anında yeniden başla.
N. Donald Walscd
**************
Eğer bir hikayeyi anlatıyorsan, ondan hala kurtulamamışsın demektir…
Paulo Coelho
**************
Dünyanın neresinde olursan ol . Bulunduğun yerde değil düşündüğüm yerdesin..!
J. Christophe
*************
Kötü bir işin en gizli şahidi vicdanımızdır.
Hz . Ömer
***************
Eğer iki insan, gerçekten birbirlerini seviyorlarsa, aralarında olup biteni kimse bilmemeli…
Dostoyevski
******************
Unutma! Yansıttığın ışık kadar İYİSİN!
Laura Rooney
****************
Senin doğru söylediğine inanan birisine yalan söylemen, en büyük hainliktir
Hz. Muhammed
***************
İnsan, gülmediği günü, yaşadım diye hayat defterine kaydetmemelidir. 
Sokrates
***************
Bütün gece ağlamaktan helâk olup; Ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi güne devam eden canlıya kadın denir.
***************
Hayatta unutamayacağımız en büyük pişmanlık; Pişman olurum diye yapmadıklarımızdır!
'Lev Nikolayeviç Tolstoy'


18 Mayıs 2012 Cuma

"-mam lazım"larımla Hayatım...


  • Çok uzun zamandır bloga eklemeler yapamıyorum yapmam lazım
  • Bu cumartesi ve haftaya pazar hafta sonu derslerimin finalleri var çalışmam lazım,geçmem lazım
  • 5 gün içinde bir şirketin IK incelemesini bitirip raporlamam lazım
  • Aynı gün hem 20 yıllık arkadaşımın sözünde hem de kuzenimin nişanında olmam lazım
  • Söz Gebze'de nişan Üsküdar'da aynı saatlerde iken klonlanmış olmam lazım
  • Bu mutlu gün merasimlerinden hemen sonraki gün finale girmem lazım
  • Dansı çok ihmal ettim ,arkadaşlarım beni boğmadan ve ben iyice hamlamadan dansa gitmem lazım
  • Lise arkadaşlarımla görüşmem lazım
  • Doğum yapan eski oda arkadaşımın kızı evlenecek yaşa geldi, iyiki doğmuş gözün aydın demek için -ki rezil olicim- Ankara'ya gitmem lazım
  • Yaz için plan yapmamış olduğumdan acil durum planlarından birini devreye sokup yaz hallerini kesinleştirmem lazım
  • Bir sürü kitap biriktirdim keyifle okumam lazım
  • Öğrencilerimin yıl sonu mezuniyetini hazırlamam lazım,sergi hazırlamam lazım,e-okula veri girişi yapmam lazım
  • Sinemaya vakit ayırmam lazım
  • 15 yıl sonra aldığım yeni bisikletimin keyfini sürmem lazım
  • Hazirandaki iki dersin sınavlarına çalışmaya başlamam lazım
  • Bu kadan -mam lazımlarla bana soldan soldan geldiği için gezmem lazımmmm
  • Daha az uyumam lazım
  • 24 saatten fazlası lazım 
Bu saatte dinç bir şekilde ayakta kalmamı sağlayan uyku kaçırıcı mide oyucu kola+nescafe karışımıma teşekkürü Gaviscon şurup ile yapıp ,sevgili sayfamdan arada derede zaman bulup kaçtığım sahilden fotolarla veda ediyorum:))







7 Mayıs 2012 Pazartesi

Kitap:Aşka Veda

Aşka Veda ,Can Dündar'ın yeni kitabı Can yayınlarından çıkan.Bir insan bu kadar mı konuşur okurlarıyla?Bu kadar mı yüreğine işler o satırlar insanın?
Öyle satırlar ki,okuyanın hayatının tam canevine dokunup oradan da alıp bambaşka hayallere,hayatlara götüren...Çokca üç noktalı...

Kitabı yeni aldım ya da kitap beni benden yeni aldı :)

Altı çizili satırlarım çok.Bir kaç satır ve arka kapak yazısını yazıyorum.

*Heyecanla kalbe dolan,hararetle vücuda yayılan kandan ölen görülmemiştir,oysa kalbin oksijensiz,havasız,sevdasız kalması,yani"kalp yetmezliği"öldürebilir insanı...Boşa değil duran kalbi çalıştırmak için ,kalbi duranın dudağına yapışmak...

*Her sokak,her vitrin,her mesken,koskocaman,kıpkırmızı,kanlı canlı ,yusyuvarlak kalplerle doluyken kaburgalarının arasında boş ya da kırık bir kalple dolaşmak ne can yakıcıdır bilirim.Parkta tahteravallisinin karşı kefesini dolduracak arkadaş bekleyen bir çocuğun hüznü...Öksüzlere özgü bir "Anneler günü"...

*Belki de en iyisi kuyruğu her daim dik tutmaktır.Şefkate kanmış bir ev kedisi olmaktansa gardını almış hayta bir sokak kedisi kalmak evladır.

Arka Kapaktan;

Nostaljik bir mazi güzellemesi yapmak istemem," diyor Can Dündar, zindana dönüşen, koyu bir karanlık olan 70'lerdeki ilişkileri anlattığı yazısında: "Ama aşkın ha babam ertelendiği o kanlı karanlıkta bile, en dayanışmacı ve masum yanları saklıydı insanoğlunun..."

"Şimdi bakıyorum da, umursamaz kalabalıklarda metruk bir yalnızlık yaşıyor neslim..."

Aşka Veda, Can Dündar'ın aşka dair yazılarını bir araya getiriyor. Körkütük, sırılsıklam aşkları, özlemi, yalnızlığı, ayrılığı ve terk edilme acısını; "kâh içten içe kabaran kâh gürül gürül çağlayan o deli nehri," anlatıyor.

Siyasetten ve popüler kültürden kadın ve erkeklerin zaman içinde değişen yüzlerine bakıyor. "Söylenmemiş o iki sözcük yüzünden heba olup gitmiş" nesiller ile nihayet kavuşan ama mutsuz mu mutsuz olan günümüz gençliğini karşılaştırıp şiirini kaybeden zamane ilişkileri sorguluyor. Şehvet sevdadan soyunduğunda, Eros okunu kırdığında, piyasa duruma el koyduğunda aşkın nasıl can çekişmeye, körelip çirkinleşmeye başladığını sergiliyor.

Hazsız evliliklerden evliliksiz hazlara, sekssiz aşktan aşksız sekse; ateşten gömleği gönüllü giyenlerden, aşkını kariyerine feda edenlere geçişin izini sürüyor.

Aslında bir türlü veda edemediğimiz, her daim ihtimal dahilinde olan aşkı anlatıyor Can Dündar, Aşka Veda'da.

Ve olası bir sevda kuraklığı tehlikesine karşı, okurları uyarıyor...

1 Mayıs 2012 Salı

Aşkın için koş koş nereye kadar

Nike'ın reklamını izmeleyen var mı bilmiyorum ama ben daha yeni izledim:) Ülkenin iki farklı noktasından birbirine koşan iki sevgiliyi anlatıyor.Şirin,insanın aşka koşasını getiren bir reklam olmuş.Ama o "ama"lardır beni mahveden:) Yani kardeşim reklamlarda bile niye kadınlar güçlü olmak zorunda?Niye erkek pes ediyor hastanelik oluyor da kadın aynı tempoda devam ediyor.Kadınlar hep güçlü,hep herşeye yetişen,koşturmaktan bıkmayan mı olmak zorunda?Reklamlarda bari rahat bırakın:)

Yoksa dünya böyle de bir ben miyim kale gibi sağlam,güçlü bir beyaz atlı prens bekleyen?Beyhude midir bu umut dolu bekleyişim?:(

Buyurunuz söz konusu reklama



17 Nisan 2012 Salı

Kendime Notlar

Bazen bazı insanların yazması lazımdır kendine notlar.Bu insanlar başkasının yazdığı notlarda kendi hayatlarını bulur çünkü.En zorudur kendisini yazması insanın diye okumuştum bi yerlerde.Ama arada bir kendimin "yenile"butonuma basmam lazım.Geriye dönüp baktığımda olan biten bir sürü yaşantı var da ,mesele ne öğrendiğindir yeğen :p

Öğrendim ve/veya öğrenmeye çalışmaya başladım ki;

*Hiç birşey söylemeden durmak birşeyler söylemekten daha zormuş

*Basit yaşamalı hayatı,çok didiklememeli kendini

*Sadece olduğu gibi kabul etmeli herkesi, o da öyle işte deyip geçmeli

*Herkesin kendince zor geçirdiği,yaralar aldığı dönemler sonucu oluşan defoları var.kimse mükemmel değil,olmak zorunda da değil

*"Affetmek "demek herkese ve her şeye eyvallahın olması demek değilmiş."Onaylamıyorum,yaşamımda senden bir beklentim yok ama var olmana ve karakterine saygı duyuyorum,olduğun gibi kabul ediyorum" demekmiş

*Ruhumu sıkan olayları çözümlemek çözümsüz olmasından iyiymiş.

*Bazen yapılacak en iyi şey sadece kendine yatırım yapmakmış.

*Bazen beklentileri minimum tutmak, hayal kırıklıkları yaşamanı engellermiş.

*Bazen yapabileceğin en iyi şey sadece dinlemekmiş.İçinde olmak istediğin masalın kahramanları çevrendekilerken masala uzaktan da olsa dahil olabilip hayallere ortak olabilmenmiş.

*Milyon tane derdin de olsa bir kişi bile varsa seni anlayan,senin hissini senle yaşayan,olağanüstü algı kontağı kurabildiğin...İşte o zaman , dünyanın en şanslı kişilerindenmişsin

*Herkes kendi hayallerini yaşarmış ve her masal farklı başlar, farklı bitermiş.Kimi az gider uz gider kavuşurmuş mutlu sona kimisi evvel zaman içlerinde yolunu ararmış...

Ve gökten üç elma düşermiş.Biri yazana,biri okuyana biri de evvel zamanlar içinde yolunu arayan herkese...

10 Nisan 2012 Salı

Instagram'dan Dersler

   Instagram fotoğraf paylaşım programının Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alınması tüm dünyada sosyal medyayı sallayan bir gelişme oldu dün.Az önce internette okuduğum detayları görünce şaşkınlığım bin kat daha arttı ,artı hayatımla ilgili bir dönüş yapmak istediğim şu günlerde inanılmaz bir motivasyon kaynağı oldu.


   Şöyle ki, instagramın yaratıcıları önce Burbn diye bir lokasyon belirleme programı üretmişler.Ancak aynı dönemde foursquare programı da çıkınca Burbn lokasyon belirlemek için çok kullanılmayıp fotoğraf için kullanılmaya başlanmış.Bunun üzerine Burbn rafa kaldırılıp ınstagrama dönüştürülmüş.Instagram kullanıcılarının artmasıyla milyon dolarlık yatırımlar yapılmış.Şu an instagramın 30 milyon kullanıcısı varmış, facebook un ise 850 milyon civarında.Facebook uygulamasıyla birlikte instagramdaki kullanıcı sayısı da hızla artacaktır.

   Teknoloji kullanımında çok da yetenekli olmayan ben bunları niye anlattım?

   Çünkü 1 milyar dolarlık instagramın ekibi sade ve sadece 12 kişiymiş.12 kişi ile milyar dolarlık iş yapılabiliyormuş.Ve bu ekiptekilerini yetkinlikleri herşeyden önemliymiş.Bir şey denedim olmadı rafa kaldıralım değil "onu geliştirmek için ne yapalım "önemliymiş.Fırsatları ve ortamları iyi değerlendirmek gerekliymiş.

   Ben hala 12 kişi ,30 milyon kullanıcı ve 1 milyar dolarda takıldım o ayrı :))

8 Nisan 2012 Pazar

Yüreği Çingene Kızlara...

     Bir varmış, bir yokmuş; bir zamanlar, memleketin birinde "yüreği yerleşik" kızlar yaşarmış. Annelerinin eşarplarını köşesinden büzer, duvak yapıp aynaya bakarlarmış. Bebeklerine, türlü giyşi diker, ninniler söylerlermiş.

     Gel gelelim aynı memlekette "yüreği çingene" bir kiz daha varmıs; halıya boylu boyunca uzanır, dünya atlasına bakar ve gözlerini yumarmış. Gözlerini açtığında da parmagını dokunduğu diyarda olduğunu düşlermiş.

     Aradan zaman geçmiş, pireler berberlikten, develer tellallıktan vazgeçmiş. Herkesin düşü gerçekleşmiş. "yüreği yerleşik" kızlar sahici duvaklar takıp bebeklerine ninniler söylemiş. "yüreği çingene" kız ise parmağını koydugu her yeri gezmiş...

Şarkısı:


Çok gidesim var gene...Her gidişimde biraz daha yakın oluyorum ben kendime.Sanki hayat o zamanlarda daha bir "Ben gibi"

3 Nisan 2012 Salı

Tanrılar Okulu

European School of Economics'in kurucusu Prof.Stefano E. D'Anna'nın yazdığı Tanrılar Okulu kitabı geçen seneden beri elimde olan, ara ara dönüp baktığım, bir çırpıda değil de sindire sindire okunması gereken bir kitap.Bazı kitaplar bitmesin istersiniz,bitmezde.Altı çizili her cümle alır bir düşe götürür bizi.Tanrılar Okulu'da bitmemiş olmasına rağmen, elime aldığımda yine kaldığı yerden beni harekete geçiren bir kitap


Kitaptan altı çizili satırlar:
*Dünya,senin onu düşlediğin gibidir;o bir aynadır.Dışarıda kendi dünyanı bulursun,yarattığın,düşlediğin.Değiş ki dünya değişsin...
*Bağımlılık,özgürlükten yoksunluğu ve yaşamdan vazgeçişi gizlemek için insanların taktığı maskedir.

*Varlığını hafifletmek ciddi bir emek ister.Bunun için ebeveynlerinin,öğretmenlerinin,felaket tellallarının ve kıyamet habercilerinin sana dayatma yoluyla öğrettikleri her şeyi arkanda bırakman gerekir.

*Gördüğümüz ve dokunduğumuz her şey bir görünmeyenden gelir.

*Yaşantında herşey tekrar ediyor.Aynı olaylar defalarca yaşanıyor,çünkü onları değiştirmek istemiyorsun.Yine şikayet ediyor yine dünyayı suçluyor ve yine dışarıdan birilerinin seni incittiğine ve felaketler getirdiğine inanıyorsun.Zamanın bu döngüsünde sıkışıp kalmış bir kişinin gerçek bir geleceği olamaz.Ancak tekrar tekrar yaşadığı bir geçmişi olur.

*Yaşamda boşluklar yoktur.Eğer sen,kendini yeni bir biçimde düşünmeye ve davranmaya zorlayarak bunları doldurmazsan,bunu senin adına tüm zalimliğiyle başkası yapacaktır.

*Görüş açımızı alt üst etmeyi öğrenmemiz gerekmektedir.İnsanların genellikle zorluk veya felaket olarak görüdkleri,beddua ettikleri,her ne pahasına olursa olsun kaçındıkları her şey aslında ölüm psikolojilerini yaşam psikolojisine dönüştürmelerini sağlayacak çok değerli malzemelerdir.Kötülük,iyiliğe hizmet eder.

*Daha az ye,daha çok düşle.Daha az uyu,daha çok nefes al.Daha az öl,edebiyen yaşa...

*Sen kendine yatırım yaparsan,dünya da sana yatırım yapar.

*Dünya,kendi 'düşlerimizin' hayata geçirilmesidir...Ya da kabuslarımızın...